Dosyalar

ÇİN-SOVYET AYRILIĞI VE SINIF MÜCADELESİNDE ÇİN’İN ROLÜ

Soğuk Savaş döneminin en önemli olaylarından birisi, bugün geniş ölçüde unutulmuş durumda olan, 1960 yılının Sovyet-Çin kopuşması, sosyalizmin tarihini olduğu kadar bugünün politik gelişmelerini de ele almak bakımından anahtar önemini koruyor. Her iki ülkenin de dünya devriminin öncülüğünü üstlenme iddiasında olduğu o dönemlerde Moskova ve Pekin arasındaki husumetin farklı aşamalarda gerçekleşme nedenleri, uygulamaları ve ortaya çıkan sonuçları nelerdi?... Tamamını Oku...

ÇİN’DE İÇ GÖÇ VE EKONOMİK SİSTEM

Çin’deki iç göç politikası solun içinde dahi daima tartışmalı olageldi. Planlı ekonomi döneminde (1950’lerden 1970’lerin ortasına kadar) uygulanan katı göç kontrolleri insanları göç etme hakkından mahrum ettiği gerekçesiyle sıklıkla eleştirildi. Bu karmaşık sorunu anlayabilmek için Çin’de iç göç mekanizması ve hukou sistemi arasındaki ilişkiyi planlı ekonomi ve piyasa ekonomisi dönemlerinde ayrı ayrı ele alıp, kavramamız gerekiyor.... Tamamını Oku...

RUSYA-ÇİN: YENİ BİR EMPERYALİST ODAK MI?

ABD, henüz dünya hegemonyasını ellerinde tutmaktadır. Ne var ki, gelişmelerin, Rusya-Çin eksenli yeni bir emperyalist odağın oluşmasına doğru olacağını öngörmek kehanet sayılmaz. ABD, 21. yüzyılın girişinde, Büyük Durgunluğun (ya da Uzun Bunalımın) koşulladığı bir hegemonya bunalımı yaşamaktadır. Rusya-Çin ekseninin zayıf karnı ise, ancak iki ülkenin birleşik gücünün ABD karşısında sınırlayıcı bir güç oluşturabilmesidir.... Tamamını Oku...

ÇKP’NİN GELECEĞİ NE KADAR ‘KIZIL’?

Bir yandan “piyasanın kaynak tahsisindeki belirleyici rolünün” altını çizip piyasa-merkezli reformu pek çok farklı sektörde “derinleştirme” çağırısı yaparken, öte yandan piyasalaşmanın getirdiği yozlaşmayı zorunlu Marksizm dersleriyle ya da üniversiteleri disiplin tedbirleriyle ‘Batıcı’ ve ‘tarihsel nihilist’ eğilimlerden arındırarak bertaraf etmeye çalışmak ne kadar verimli bir yöntem? İşte okuyacağınız makale, bir anket çalışmasından elde edilen ampirik veriler temelinde bu meseleyi tartışmaya açıyor.... Tamamını Oku...

TAYVAN VE ULUSALLIK: KÖKENLER VE OLASILIKLAR

Bu makale, ilgili okuyucu için Tayvan ulusal kimliğinin tarihi gelişimini ve konuyla ilgili halihazırdaki çıkarımlara yönelik mütevazı bir tanıtıcı yazı olmayı amaçlamaktadır. Aslına bakılacak olursa, Doğu Asya siyaset çalışmalarında da bu konu verimli bir araştırma alanı olmakla beraber bölgenin siyaseti başka yerlerde her ne kadar tartışma konusu olsa da üzerine nadiren tartışılan bir konudur.... Tamamını Oku...

ÇİN KIRSALINDAN KAPİTALİZM MANZARALARI

Çin Halk Cumhuriyeti, 1950'lerin ortası ile 1980'lerin başı arasındaki uzun zaman diliminde, kırsal komünler ve kolektifler tarafından sürdürülen bir sosyalist kırsal ekonomiye sahipti. Çin, 80'lerin başında kırsal komün ve kolektiflerini dağıtmaya başladı. Mao sonrası liderlik, kırsal kolektif kurumların, o dönem başlatmakta oldukları kapitalist yönelimli reform için büyük bir engel olduğuna inanmaktaydı.... Tamamını Oku...

#Dosya 03: Halk Egemenliği

Üçüncü dosyamızda Halk Egemenliği kavramı üzerinden, demokrasi, politik özgürlük, halk iktidarı kavramlarını tartışmak ve buradan Türkiye’de zor şartlar altında yürütülen özgürlük mücadeleleriyle aynı yere bakarak, akademik-politik bir pencere açmak istiyoruz. Umarız, politik özgürlük mücadelesinin OHAL şartları altında dahi soluksuzca sürdüğü bu topraklarda, dosyamız da bu mücadeleye ufak da olsa düşünsel bir katkı sunabilir... Tamamını Oku...

Radikal Demokrasi, Halk Demokrasisi ve Kapitalizm

Tabiyet, tahakküm ve baskı ilişkilerini incelerken özel mülkiyetin sorunsallaştırılmaması, politik olanla ekonomik olanın birbirinden bağımsız iki alan olarak kavranmasıyla ilintilidir. Bu yanılsamanın sonucunda, bir yandan politik alanda demokrasi ve eşitlik herkes için tanımlanırken, diğer yandan insan hayatının büyük kısmının içinde geçtiği ekonomik alan bu haklardan arındırılır.... Tamamını Oku...

Leninizm ve Demokrasi Mücadelesi

Sınıf savaşının koşullarındaki nesnel değişimleri ve yeni özneleşme süreçlerini görmezden gelmek ve/veya an itibariyle toplumsal öncülüğü işçi hareketinin üzerinde yükselmiş bağımsız bir sınıfı partisi yap(a)mıyor diye ezilen toplumsal kesimlerin rejime karşı yükselttiği demokrasi ve özgürlük mücadeleleri ile aktif bir şekilde ilişkilenmemek, en iyi ihtimalle, sınıfa güncel çelişki ve politikadan “uzak durmaktan” başka bir şey önermemek anlamına gelir. Bu da Leninizm'in reddinden başka bir yere varamaz. ... Tamamını Oku...

TÜSİAD: Liberalizmin Öncülüğünden Faşizmin Yedekliğine

TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan “Liberal demokrasi, hukuk devleti ve piyasa ekonomisinin tüm dünyaya barış ve refah getireceği beklentisinin boş çıktığını itiraf etmek durumundayız” diyerek dünyada “güçlü liderler dönemine girildiğini” ilan etti. TÜSİAD elbette sosyalizm övgüsü yapmıyor. Bahsettiği şey şirket kapitalizminin otoriter bir devlet güdümünde sevk ve idare edilmesi. Güçlü lider dediği de elbette Stalin değil, Putin, Erdoğan, Trump, Xî gibi “tek adamlar”. Peki, ne oldu da TÜSİAD ekonomik ve siyasi liberalizmin bayraktarlığını bırakıp devletçi ve baskıcı safa savruldu?... Tamamını Oku...

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin mi?

AKP, kayıtsız, şartsız millet egemenliği derken, bütün iktidar Saray’a devredildi. OHAL ilanı sayesinde korku iklimini yaratmak için ilk çıkış yapıldı. OHAL’de sokağa çıkılamaz vb. efsaneler yaratıldı. Toplumsal gösteri ve eylemler yeniden dizayn edilen polis, asker ve mahkemeler aracılığı ile zapturapt altına alındı. AKP yıllar öncesinden memurların iş güvencesinin kaldırılması yönünde zaten hazırlık yapmıştı. “Allahın lütfu” olan darbe, kamu emekçilerinin örgütlerini ve kendilerini tasfiye etmek için iyi bir olanaktı ve AKP bu olanağı elinden kaçırmayacaktı.... Tamamını Oku...

Youthquake / Gençlikdepremi

Bugün emperyalistler ve sömürülen uluslar arasındaki, kapitalistler ve yoksullaştırılmış kitleler arasındaki, ataerki ve kadın ve LGBT arasındaki, tüm ezenler ve ezilenler arasındaki çelişkiler gözlerimizin önünde giderek keskinleşirken, kâr merkezi etrafında dönen, savaşlar yüzünden harabeye dönmüş ve kirlilik yüzünden nefes alınamayan bu dünyanın varisleri olan gençlere yüzümüzü dönmeliyiz.... Tamamını Oku...

#Dosya 02: Komünizmin Güncelliği

İlk dosyamızda “Komünizm mi yoksa Komünalizm mi?” diye sorup, komünizm diye cevaplamıştık. 2. dosyamızda da (bir hayli geç de olsa) “Komünizmin Güncelliği”ni ele aldık.. Umarız dosyamız teoriyi “düşünce kulübü tartışmaları” olmaktan çıkarıp, devrimci militanın eline bir araç olarak sunabilme yönünde küçük de olsa bir katkı sunabilir.... Tamamını Oku...

Trans savaşçılar nerede?

Ezilen toplumsal cinsiyetleri savunmak da işçi sınıfı, ve Kürt Halkının özgürlüğü için bu faşist düzen ile savaşan yasadışı örgütlerin görevi haline gelmiştir. Yasadışı komünist partisinin saflarında Rojava’da IŞİD’e karşı savaşırken düşen Ivana Hoffman, LGBTİ mücadelesinin devrimci çizgide geliştirilmesinin enternasyonal bir örneği olmuştur.... Tamamını Oku...

Sosyalist Ekonomide Planlama Tartışması-2: Piyasa Sosyalizmi Yanılgısı ve Planlama

Günümüz (akademik) sosyalistlerinde sıkça rastlanan piyasa ve planlama karmasından doğan piyasa sosyalizmi, piyasayı muhafaza etmek adına sosyalizmi feda etmeyi getirir. Gerek sosyalizmin kurucu düşünürlerinin tahayyülü, gerekse kavramın taşıdığı tarihsel iddia ancak piyasa ve meta üretiminin ötesine geçen, değer yasasının tasfiye edildiği planlı bir ekonomide gerçekleşebilir.... Tamamını Oku...

Sosyalist Ekonomide Planlama Tartışması-1: Liberal İdeolojinin Tutarsızlığı

Kaynakların israfa yol açmadan tahsis edilmesi, yeni yöntem ve teknolojilerin üretilmesi, üretim yapısının ve planların değişen koşullara uyum sağlaması açısından sosyalist bir ekonominin özel mülkiyete dayalı piyasa ekonomisinden aşağı kalması için teknik ve teorik hiçbir neden yoktur. Sosyalizm tartışması, burjuva ufkunun dayattığı dar bir çerçevede verimlilik yarışına indirgenemez.... Tamamını Oku...

Ulusal Sorunların Emekçi Çözüm Modeli: Sovyetik Federasyon

Ya “ayrılma” ya da merkezi tek bir devlet içerisinde yerel özerklik. UKKTH bağlamında gerek programlarına taşıdıkları, gerekse pratik olarak başta Kürt halkımız olarak ezilen halklara önerdikleri bunun ötesine geçmez. Oysa bütünleşik bir dünya pazarının oluştuğu, dünyanın bölgesel hegemonya alanlarına bölündüğü ve ezilenlerin mücadele gündemlerinin bölgesel ve küresel ölçeklerde ortaklaştığı bu koşullar, bölgesel devrimlerin imkanlarını olgunlaşmıştır. Sovyetik Federasyon ise bunun en elverişli ve zengin çözüm modelidir.... Tamamını Oku...

Emperyalist Ülkelerde Güncel Komünist Mücadele

Görevimiz, bu savaşı ezilen halkları, sömürge ve yarı-sömürge haline getirilmiş tüm halkları soyan, sömüren, baskılayan, katleden ve onları bir zamanlar emperyalizmin nimetlerinden faydalandırdığı kendi proletaryasına “düşman” olarak belleten ancak şimdi bu proletaryanın da en temel haklarına göz dikmiş olan egemenlerin birer soyguncu ve parazit olduğunu ifşa etmenin aracı olarak kullanmaktır.... Tamamını Oku...

Robotlu Üretim ve Temel Yurttaşlık Geliri Projesinin Ekonomi-Politiği

Temel yurttaşlık gelirinin altında yatan temel düşünce özünde devrimcidir. Devrimci olmayan şey ise bunun herhangi bir siyasi ve toplumsal devrim yaşanmadan, demokratik reformlar yoluyla sağlanabileceğine veya bu reformların devrim mücadelesine hizmet edebileceğine dair naif beklentidir. İşçi sınıfının kazanımları sorunu bugün her zamankinden daha fazla “iktidarın kimde olduğu” sorunudur. Sınıfa ve öncülerine düşen, iktidar bilinci taşımayan analiz, program ve eylemlerden fayda çıkarmak olamaz.... Tamamını Oku...

Piyasa Toplumu ve Planlı Toplum

Komünist toplumda, diğer yandan, mübadelenin yegane temeli malların öznel bakımdan eşitlenmesidir, denk bir istektir. Böyle koşullar altında mübadele tümüyle rastlantısaldır ve dolayısıyla teorik iktisat için olası bir inceleme konusu oluşturmaz. Teorik analize uygun olmamakla birlikte, sadece psikolojik terimler içinde ele alınabilir. Ancak mübadele her zaman iki şey arasında niceliksel bir oran biçiminde ele alındığı için, insanlar farkı anlamazlar.... Tamamını Oku...

Bolivarcı Sosyalizmin Açmazları

Chavez, bu yoldan, sermaye oligarşisi ile çatışmadan, kapitalist üretimi aşmayı umuyordu. Oysa sermaye hakim biçim olarak, ekonomide başka mülkiyet biçimlerine yer bırakmaz, onları da kendisine tabi kılar. Ekonomik iktidarı burjuvazinin ellerinden söküp almadan, ekonominin hakim tepelerinde sosyalist üretimi hakim kılmadan, bırakın sosyalizmi, sosyalist inşadan dahi söz edilemez. Komünlerin sayısı arttıkça, ekonomide sosyalizmin hakim olacağını sanmak kadar büyük bir yanılgı olamaz. Zira sermaye, hakim ekonomik ilişki olarak, farklı ekonomik ilişkileri da kendisine eklemleyebilir.... Tamamını Oku...

Salı Pazarı ve Dünya Pazarı

Bütünleşmiş dünya pazarı üzerinde yükselen emperyalist küreselleşme sürecinin hakimiyeti kabul edilerek, sosyal haklar korunabilir mi? En ileri kapitalist ülkelerde dahi, fabrikaların başka ülkelere taşınması, kronik yığınsal işsizlik ve güvencesiz çalışma yoluyla, sosyal hakları aşamalı biçimde yok eden, bizzat "küresel piyasanın egemenliği" değil mi? Eğer, bütünleşmiş dünya piyasasının varlığı ve hakimiyeti, sosyalizmin imkansızlığına delaletse; aynı ölçüde, sosyal hakların da imkansızlığını göstermez mi?

... Tamamını Oku...

İşçi Kooperatifleri Yeni Bir Toplumun Temeli Olabilir mi?

Üretim alanında bir kooperatif oluşturan işçiler, kendilerini demir yumrukla yönetmenin çelişkili zorunluluğuna maruz kalırlar. İşçiler kapitalist girişimcinin rolüne bürünmek zorundadır –ki bu çelişki, üretim kooperatiflerinin sonunu getirir; ya saf kapitalist işletmelere dönüşürler, ya da eğer işçilerin çıkarları egemen olmaya devam ederse, çözülmeyle sonlanırlar.... Tamamını Oku...

Ekonomi Komünleri Federasyonu Üzerine: Engels ve Dühring

Dühring’den bu yana toplumsal radikalizmden yoksun bütün sol akımlar, üretim ilişkilerinin belirleyiciliğini reddetmiş, sömürüyü devlet baskısı vb. üstyapı unsurlarıyla açıklamış ve çareyi de “doğal toplum” düzenine dönüşte görmüşlerdir. 1991’den bu yana sosyalist harekette hüküm süren kriz koşullarında da bu tür geri düşüşlere de sıkça rastlanıyor.... Tamamını Oku...

Makhno Hareketi ve Bolşevizm

Makhno’nun “devleti” köylü sınıfların dar ufkuna hapsolmuştu ve mevcut düzeni aşan bir iktisadi sosyal düzeni öngörmüyordu. İlerici, devrimci bir rol oynaması, tümüyle koşulluydu, köylülerin toprak devrimini Beyaz Ordu karşısında savunduğunda ilerici, ama tüm Rusya’nın Sovyet iktidarını ve proletaryanın devrimci iktidarını temsil eden Kızıl Ordu karşısında ise gericiydi.... Tamamını Oku...

Laclau ve Mouffe’da ve Öcalan’da Radikal Demokrasi

Elbette Marksizm-Leninizmin ideolojik-teorik ilkelerini ve temel tezlerini ortaya koymak ve savunmak zorunludur. Öcalan’ın sosyalizmi reformcu bir yönde bozunmaya uğratan tezleriyle ideolojik mücadele de önemsiz değildir. Fakat bu duruş, ileriye doğru atılmış devrimci-demokratik adımları, ezilenlerin mücadelesini geliştirici imkânlar yaratan pratik-politik süreçleri kavramayı ve kapsamayı da bilmelidir.... Tamamını Oku...

Bookchin ve İç Savaşlar Toplumu

Bookchin’in yaptığı şey, iç savaşlar toplumunu oluşturulan her bir tahakküm ilişkisini “hiyerarşi sorunu” adı altında muğlak bir şekilde kavramsallaştırıp, bu muğlaklığı da yegane çelişki olarak ilan etmektir. Bunun sonucunda da idealizme kayarak tüm sınıf, hak ve özgürlük mücadelelerinin sebepleri, talepleri ve hedefleri ontolojik olarak eş seviyeye konulmaktadır.... Tamamını Oku...

“Komünal Ekonomi” Ayrı Bir Üretim Tarzı Olabilir mi?

Komünal ekonomi ilkelerinin mantıksal çıkarımları ve yereldeki tartışmalardan elde edilen sonuçlar, kullanım değerine dayalı bir ekonomiyi inşa edebilmek için tüm üretim araçlarının kamulaştırılması ve pazarın değil, merkezi planlamanın esas alınması gerekliliğini göstermektedir. Yani komünal ekonomi inşa yolunda sosyalistleşmek zorundadır. Aksi halde kapitalizme geri dönecektir.... Tamamını Oku...

#DOSYA 01: Komünizm vs. Komünalizm

Temelde merkezi planlı ekonomi ve sovyetler cumhuriyeti ilkelerine değil, komünal ekonomi ve demokratik komünlerin bir aradalığı fikirlerine dayanan ve Chiapas ve Rojava’da elde ettiğimiz somut kazanımlardan beslenen bu düşünce, günümüzde sosyalist devrime ve komünizm hedefine alternatif bir “üçüncü yol” önerebilir mi bize? Kapitalist bunalımdan çıkışın ve yeni bir üretim tarzının örgütlenmesinin olanaklarını yaratabilir mi? Özetle; komünizm mi yoksa komünalizm mi?... Tamamını Oku...