Yedinci Dosyamızla Merhaba!

Ülke ve dünya gündeminin yoğunluğunun üzerine bir de salgın eklenince, ilan ettiğimiz takvim epey sarktı. Ancak bu salgın günlerinin önümüze koyduğu yakıcı bir soruyla okuyucuya ulaşmanın heyecanını taşıyoruz.

Kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkım, yerinden ettiği virüs geçtiğimiz aylarda dolaylı yoldan da olsa toplumsal ilişkileri, üretimi hatırlattı. Tam da üretimin ikincilleştirildiği, öneminin azımsandığı bir dönemde gıda, tuvalet kâğıdı, maske, sağlık hizmeti, ulaşım gibi en temel ihtiyaçların üretiminin örgütlenmesi sorunu önümüze çıktı. İşçi sınıfını ve toplumsal üretimi merkez alan yaklaşımlara burun kıvrılan bir dönemde sınıfsal ayrışma bir dağ gibi karşımıza dikildi. Ve bir kez daha kapitalizme öğüt veren, onu ehlileştirmeye çalışan çağrılar; bilişim ve iletişim teknolojilerine bakıp yalnızca baskı ve gözetim aracı gören çığlıklar yükseldi.

Arabulucu çözümler bir yandan dünya çapında kabaran öfke ve hoşnutsuzluğu dizginlerken, diğer yandan da sermaye ve onun temsilcilerine esneklik sağlıyor.

Sınıf uzlaşmacılığına davet eden böylesi çağrılara karşı, yedinci dosyamızda toplumsal üretimi yeniden örgütlemeyi; yalnızca kapitalist üretimi aşma hedefini değil, onun yerine planlı bir sosyalist üretimi koymanın olanaklarını konu ediniyoruz. Geçmiş deneyimlerden öğrenerek yüzümüzü geleceğe dönüyoruz.

Akademideki planlama tartışmalarına otuz yılı aşkındır katkı sunan bilgisayar bilimci ve iktisatçı Paul Cockshott Sosyalizm, Çevre ve Hesaplama Teknolojisi başlıklı makalesinde konunun teknik boyutlarına ışık tutuyor. Bir diğer akademik katkı ise ideolojik yaklaşımına mesafeli olduğumuz Slava Gerovitch’in InterNyet: Sovyetler Birliği Neden Ülke Çapında Bir Bilgisayar Ağı Kurmadı makalesi. Türkçede ilk kez abstrakt’ta okuyacağınız bu makale, Sovyetler Birliği’ndeki sibernetik tartışmalarına dair zengin bir içerik sunuyor ve alanında referans makalelerden biri olma özelliği taşıyor.

Özgür Narin ve Güney Işıkara’nın ortak çalışmalarının sonucu olan üçleme, dosya içinde bir mini dosya teşkil ediyor. Cybersyn: Gelecek Toplumun İzinde başlıklı birinci makalede Şili’de Allende döneminde tesis edilen bir bilgisayar ağı ve bunun planlamadaki rolü konu ediliyor. SSCB’de Bilgisayar Ağları ile Planlama, bu devasa ülkede planlama sorununun çağırdığı müthiş teknolojik atılımları ortaya koyuyor ve nihayetinde bürokrasinin elinde nasıl heder olduğunu açıklıyor. Cybersyn ve Sovyetlerde Bilgisayar Ağları Deneyimi: Toplumsal Üretimi Yeniden Örgütleme ve Planlama Üzerine Düşünceler’deyse yazarlar daha geniş bir perspektiften her iki deneyimi değerlendirerek, bugüne ve geleceğe dair çıkarılabilecek derslere odaklanıyorlar.

Alp Altınörs ise Sosyalizmin Nüveleri: Tekeller Bünyesinde Planlı Ekonomi başlıklı yazısında, David Harvey gibi düşünürlerin salt bir fantezi, ütopya gibi gördükleri geleceğin planlı toplumunun nüvelerinin bugünkü toplumun içinden nasıl belirdiğini, Walmart ve Amazon gibi dünya tekelleri bünyesinde ortaya çıkan planlama üzerinden ele alıyor.

Umarız bu dosya hem yirminci yüzyıl sosyalizminin bize sunduğu deneyimin zenginliğini teslim edip, barındırdığı hayati derslere dair tartışmalara bir katkıda bulunur hem de günümüz kapitalizminin yarattığı bunalıma karşı toplumsal üretimi baştan aşağı yeniden örgütlemenin yakıcılığını ve olanaklarını hatırlatır.

Dosya Editörü
Güney Işıkara