İlk iki dosyamızda, Komünalizm mi, Komünizm mi? sorusunu ele aldık ve Komünizmin Güncelliğini tartıştık. Üçüncü dosyamızda ise, Halk Egemenliği kavramı üzerinden, demokrasi, politik özgürlük, halk iktidarı kavramlarını tartışmak ve buradan Türkiye’de zor şartlar altında yürütülen özgürlük mücadeleleriyle aynı yere bakarak, akademik-politik bir pencere açmak istiyoruz.

Dosyada, yazarımız Olcay Çelik, Lenin’in ve Leninizm’in demokrasi, politik özgürlük, demokratik devrim kavramlarını ele alışını inceleyen Leninizm ve Demokrasi Mücadelesi yazısıyla, bu konuda Türkiye solunda yaygın bilinen kimi yanlışlara vurgu yapmakla kalmıyor, demokrasi mücadelesinin sosyalizm bakımından önemini de ortaya koyuyor.

Neva Balkan ise, TÜSİAD: Liberalizmin Öncülüğünden Faşizmin Yedekliğine yazısı ile toplumsal muhalefetin kimi kesimlerince gereksiz yere önemsenen TÜSİAD’ın “değişim” programlarının 1990’lardan bu yana evrimini ve nihayet Saray’la vardıkları uzlaşmayı inceliyor.

Güney Işıkara, Halk Egemenliği kavramının ekonomik temelini incelediği Radikal Demokrasi, Halk Demokrasisi ve Kapitalizm başlıklı yazısında, sosyal demokrasinin “ekonominin demokratikleştirilmesi” formülünü ele alıyor ve mülkiyet ilişkileri sorgulanmaksızın bu sloganın anlamsız kalacağını sergiliyor.

Alp Altınörs, İdris Küçükömer, İbrahim Kaypakkaya ve Türkiye’de Devrim Olasılığı başlıklı incelemesinde, Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk egemen sınıflarının farklı biçimlerde ve farklı bileşimlerle ikiye bölünüşlerini ve bunun devrim mücadelesine nesnel bakımdan açtığı alanı inceliyor, ancak bu nesnel olanağın gerçeğe dönüştürülmesinin, egemen sınıf bölüklerinin her ikisini de reddeden devrimci bir hattın varlığı koşullarında mümkün olabildiğini tartışıyor.

Arzu Demir, Rojava’da halk egemenliğinin biçimleri olarak ortaya çıkan Komünleri ve Federasyonu inceliyor. Demir yazıda, pratik deneyimin verilerini de sunuyor.

KHK’yla işinden edildiğinden beri sokaklarda direnen ve emek mücadelesinin sembollerinden birisi haline gelen Veli Saçılık da dosyamıza katkıda bulundu. Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin mi? başlıklı makalesinde özellikle OHAL darbesine ve bu süreçte halktan çalınan politik haklara dikkati çekiyor.

Muhsin Yorulmaz, Oxford Sözlüğü tarafından 2017 yılının kelimesi seçilen “Youthquake” (Gençlikdepremi) kavramı üzerinden, İngiltere, Yeni Zelanda ve Ortadoğu’da yaşanan dönüşümlere baktı. (Metnin İngilizcesine de şuradan ulaşılabilir).

Kutlu Tuncel ise, halk ve egemenlik nosyonları üzerinden Türkiye siyasetine bakarak, “Halklar ve Egemenlikler” kavramsallaştırmasına ulaşıyor. Tarihsel ve kavramsal bir inceleme yapıyor.

Umarız, politik özgürlük mücadelesinin OHAL şartları altında dahi soluksuzca sürdüğü bu topraklarda, dosyamız da bu mücadeleye ufak da olsa düşünsel bir katkı sunabilmiştir.

Dosya Editörleri

Fatma Edemen, Alp Altınörs