İngilizcesinden çeviren: Alp Altınörs

Click here to read the article in English

Cammu Keşmir’in Hindistan işgalindeki kısmından birkaç kilometre uzakta oturuyorum. Dünyanın herhngi bir bölgesiyle doğrudan temas kurabiliyorum, ama kendi anavatanım olan Cammu Keşmir ile hiçbir irtibat kuramıyorum. Cammu Keşmir’de yaşayanlar, 5 Ağustos 2019’dan beri sürekli sokağa çıkma yasağı altındalar. Bu tarihte Hindistan Başbakanı Narendra Modi, otokratik biçimde Cammu Keşmir’in özerk statüsünü feshetti. O tarihten bu yana Cammu Keşmir halkı posta öncesi dönemin iletişim tekniklerini kullanarak, aracı vasitasiyla elden mektup yollayarak dolaylı yoldan haberleşiyor. İnsanlar eski radyolarını tamir ederek sınırlı da olsa bilgi almaya çalışıyor. Yakın zamanda sadece 2 GB internet hizmetine izin verildi. VPN kullanan birine rastlarlarsa hemen suçluyor ve tutukluyorlar.

Basın hala düzenli değil. İnsanlar akrabalarını ziyaret edemiyorlar. Çocuklar okullara gitmiyor, çünkü bazı çocuklar kaybolabiliyor ve ebeveynleri onları bulmak için bir şey yapamıyorlar. Hindistan silahlı kuvvetleri istedikleri eve giriyorlar. Genç kızları ve erkekleri kaçırıp gerekçesiz hapsediyorlar. İlaç tedavisi almak olağanüstü güç. Hastaların haastanelere götürülmesi sıklıkla reddediliyor. Tıbbi personel askerler tarafından korkutuluyor. Bunlar Cammu Keşmir’de devam eden baaskı ve insan hakları ihlallerinden sadece birkaç örnek.

Ne var ki, daha da acı verici olan, sözüm ona “uluslararası toplum”un Cammu Keşmir halkının yaşadığı dramı kabullenmiş olması. Birleşmiş Milletler barış ve adalet için kurulmuştu, ama barış ve adalet, siyasi önyargıyı yaşam biçimi halinee getiren BM Güvenlik Konseyi’nin kurbanı haline geldi. Hindistan’ın önyargılı ve tahammülsüz Başbakanı Modi sadece Keşmirlilere değil, Hindu olmayan bütün halklara karşıdır. Başkanı Dr. Nazir Gilani olan, Birleşmiş Milletler’le bağlantılı Cammu Keşmir İnsan Hakları Konseyi’nin BM Genel Sekreteri’ne bildirdiğine göre (Genel Meclis dokümanı, Gündem 9. Maddesi, Eylül 2019) “Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Hindistan’ın laik bir ülke olduğunu reddetmektedir, zira o Hinduizmi üstün bir din olarak görmektedir”. Bünyesinden geldiği ana parti olan Rashtriya Swayamsevak Singh (RSS) Hündu olmayanlara açıkça işkence yaparak onları Hinduizmi benimsemeye veya Hindistan’ı terk etmeye zorlamaktadır. Ne var ki uluslararası toplum tarafından bu tür utanmazca insan hakları ihlallerine karşı hiçbir şey yapılmamıştır, çünkü siyasi ahlak ve etik göreceli hale getirilmiştir.

Sözün doğrusu, “Uluslararası Toplum” diye bir şey yoktur, ama bu terimi okurlara anlamada kolaylık sağlaması bakımından kullanıyorum. Uluslararası Toplum terimi, kendi görüşlerinin ve çıkarlarının bütün dünyanın görüşleri ve çıkarlarıyla örtüştüğünü düşünen emperyalist güçler tarafından kullanılmaktadır. Emperyalistlerin bahsettiği Uluslararası Topluluk içerici değildir. Öyle olsaydı, herkes kendisini onun bir parçası olarak eşit derecede güvenli ve koruma altında hissederdi.

Siyasi dünya hiçbir zaman ideal bir yer olmadı, ama uluslararası güç dengesinin yokluğunda çok daha kötüleşti. Amerika, zengin muhafazakar Müslüman devletleri Sovyetler Birliği’ni yok etmek için kullandı ve sonra Müslümanların aleyhine döndü. Müslüman yöneticilerin büyük kısmı ne yaptıklarının bile farkında değil. Onlar halkların duyguları ile oynarken, devletler sahadaki realiteler tarafından yönetiliyor. Zengin Arap devletleri, Pakistan’a, Keşmir’e yönelik politikasını dinsel temellerde destekleyemeceklerini defalarca söylediler, zira Hindistan’da, Pakistan’dan daha fazla Müslüman yaşıyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Keşmir Meselesini sıkça gündeme getirdi ve Cammu Keşmir halkından ziyade Pakistan’a desteğini vurguladı. Erdoğan İslamabad’a yaptığı iki günlük gezi kapsamında Pakistan parlamentosunun birleşik oturumuna hitap ederek, Pakistan’a Keşmir için kararlı desteğini ifade etti. Ama Pakistan’ın Keşmir politikasının İngiltere tarafından, Cammu Keşmir’i bölmek için oluşturulduğunu bilmiyor gibiydi. Birilerinin ona, İngilizlerin Keşmir politikasını takip ettiğini söylemesi gerek, ama Cammu Keşmir’in yeniden birleşmesi Hareketinden temsilcilerle görüşmezse bunu ona kim söyleyebilir ki? Cammu Keşmir halkına sempati duyanların, doğrudan Cammu Keşmir halkıyla görüşmesi gerekir.

Malezya, Cammu Keşmir’e destek vermek için Hindistan’la olan ticaretini feda etti, ama ne Pakistan ne de Türkiye Hindistan’la olan ticaretlerini, Hindistan’ın Cammu Keşmir’deki baskıcı politikalarını protesto etmek için kısıtladı. Süregiden retorik hiçbir problemi çözmeyecektir. Modi politikasını ilan etti ve uyguladı, Müslüman yöneticiler ise sadece duygusal konuşmalar yapıyorlar. Ne var ki, Cammu Keşmir halkı, doğaçlama bir direnişle Hindistan hükümetinin dükkanları açma ve çocukları okula gönderme emrini reddediyor. İnsanlar işbirliği yapmama politikasını izleyeceklerini söylüyorlar.

Quayyam Raja kimdir? Cammu Keşmir’in birleşmesi ve bağımsızlığı için mücadele yürüten aktivist, Keşmir Uluslararası Dayanışma ve Barış İnisiyatifi’nin kurucu başkanı, Keşmir mücadelesi içerisinde 22 yıl İngiltere tarafından hapsedildikten sonra, bugün Pakistan denetimindeki ‘Azad Cammu Keşmir’ bölgesinde yaşamını ve mücadelesini sürdürmektedir.