#MAKALELER

KÜBA: PİYASANIN GENİŞLEMESİ, SOSYALİZMİN KANSERİ

Proletaryanın perspektifinden, özel sektörün genişlemesinin yarattığı büyük tehdit, korkuyla değil ama büyük bir dikkatle ele alınmalıdır. Bu son bir yılın getirdiği yeni bir durum değil, ama Sovyetler'de olduğu gibi, tarihsel deneyimlerin bilimsel incelenmesinin doğruladığı bir veridir. Özetle, “piyasa sosyalizmi” kapitalisttir, istenmeyen ve uygulanamaz bir modeldir. Hepimiz için bunda ısrar kısırdır, devrimciler bakımından, ilk iki nedenden, küçük burjuvalar için ise üçüncü nedenden dolayı.... Tamamını Oku...

Anwar Shaikh’in Gözünden Kapitalizm: Rekabet, Çatışma, Bunalımlar

Politik iktisatçılar, özellikle de Marx, kârın sömürü yoluyla emek-gücünden sökülerek alındığını; dolayısıyla üretim, dolaşım ve bölüşüm alanlarının zorunlu olarak sınıf çatışması zemininde gerçekleştiğini; bunalımların kapitalizmde bir istisna değil, kural olduğunu çok iyi anlamışlardı. Kitap, iktisatçıları bu çerçeveye geri dönmeye davet ediyor; kapitalizmi önce bir harikalar diyarı olarak resmedip, sonra gerçeklikte karşılaştığımız her şeyi teoriden bir sapma olarak görmek yerine gerçek olanla başlamaya çağırıyor.... Tamamını Oku...

Bir Dövüş Sporu Egzersizi Olarak “Türklük Sözleşmesi”ni Okumak

Bourdieu, “Sosyoloji bir dövüş sporudur,” demişti. Ünlü’nün Türklük Sözleşmesi de bir dövüş sporu öğretir. Ben bu bağlamda, “Türklük Sözleşmesi” kitabını, resmi ideolojiden, Bourdieu’nün işaret ettiği epistemolojik kopuşu kategorik olarak gerçekleştirmiş bir metin olarak görüyorum. Metin, resmi ideoloji ve ezilenlerin gerçekliklerinin gerilimini, metodolojik bir referans noktası haline getiriyor.... Tamamını Oku...

Ekonomik Kriz ve Merkez Bankasının Bağımsızlığı Miti

Kurumlar erozyonunun durdurulması ve geri çevrilmesi’, OHAL’in kaldırılması ve ‘normale dönülmesi’, merkez bankasının sarayın güdümünden çıkması ve özerkliğini tekrar kazanması, bir an evvel faiz arttırılarak ekonomiye nefes aldırılması şu günlerde sıkça duyduğumuz çözüm önerileri arasında. Demokratik bir talep olan OHAL’in kaldırılmasını bir yana ayırırsak, saydığımız diğer öneriler bırakın yetersiz kalmayı, sol bir programın parçası olarak dile bile getirilemez. Zira böyle bir çerçeve olsa olsa tipik bir IMF programına giden taşları döşer.... Tamamını Oku...

Nazım Hikmet’in Sovyetler Birliği’ne Gelişi

Nazım kamuoyu önünde firarıyla ilgili konuşmaktan hoşlanmaz ve firarı nasıl gerçekleştirdiği konusunda sorulan soruları genellikle espriyle geçiştirirdi. Rusya arşivlerinde, bahsi geçen konuya ilişkin büyük bölümü henüz yayımlanmamış çok sayıda belge bulunmaktadır. Bu belgelere dayanarak Nazım’ı ülkesini terk etmeye zorlayan nedenleri ve Sovyetler yönetiminin Nazım hakkında verdiği kararları daha iyi anlayabiliriz.... Tamamını Oku...

#DOSYA 03

HALK EGEMENLİĞİ

#Dosya 03: Halk Egemenliği

Üçüncü dosyamızda Halk Egemenliği kavramı üzerinden, demokrasi, politik özgürlük, halk iktidarı kavramlarını tartışmak ve buradan Türkiye’de zor şartlar altında yürütülen özgürlük mücadeleleriyle aynı yere bakarak, akademik-politik bir pencere açmak istiyoruz. Umarız, politik özgürlük mücadelesinin OHAL şartları altında dahi soluksuzca sürdüğü bu topraklarda, dosyamız da bu mücadeleye ufak da olsa düşünsel bir katkı sunabilir... Tamamını Oku...

Radikal Demokrasi, Halk Demokrasisi ve Kapitalizm

Tabiyet, tahakküm ve baskı ilişkilerini incelerken özel mülkiyetin sorunsallaştırılmaması, politik olanla ekonomik olanın birbirinden bağımsız iki alan olarak kavranmasıyla ilintilidir. Bu yanılsamanın sonucunda, bir yandan politik alanda demokrasi ve eşitlik herkes için tanımlanırken, diğer yandan insan hayatının büyük kısmının içinde geçtiği ekonomik alan bu haklardan arındırılır.... Tamamını Oku...

Leninizm ve Demokrasi Mücadelesi

Sınıf savaşının koşullarındaki nesnel değişimleri ve yeni özneleşme süreçlerini görmezden gelmek ve/veya an itibariyle toplumsal öncülüğü işçi hareketinin üzerinde yükselmiş bağımsız bir sınıfı partisi yap(a)mıyor diye ezilen toplumsal kesimlerin rejime karşı yükselttiği demokrasi ve özgürlük mücadeleleri ile aktif bir şekilde ilişkilenmemek, en iyi ihtimalle, sınıfa güncel çelişki ve politikadan “uzak durmaktan” başka bir şey önermemek anlamına gelir. Bu da Leninizm'in reddinden başka bir yere varamaz. ... Tamamını Oku...

TÜSİAD: Liberalizmin Öncülüğünden Faşizmin Yedekliğine

TÜSİAD YİK Başkanı Tuncay Özilhan “Liberal demokrasi, hukuk devleti ve piyasa ekonomisinin tüm dünyaya barış ve refah getireceği beklentisinin boş çıktığını itiraf etmek durumundayız” diyerek dünyada “güçlü liderler dönemine girildiğini” ilan etti. TÜSİAD elbette sosyalizm övgüsü yapmıyor. Bahsettiği şey şirket kapitalizminin otoriter bir devlet güdümünde sevk ve idare edilmesi. Güçlü lider dediği de elbette Stalin değil, Putin, Erdoğan, Trump, Xî gibi “tek adamlar”. Peki, ne oldu da TÜSİAD ekonomik ve siyasi liberalizmin bayraktarlığını bırakıp devletçi ve baskıcı safa savruldu?... Tamamını Oku...

Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin mi?

AKP, kayıtsız, şartsız millet egemenliği derken, bütün iktidar Saray’a devredildi. OHAL ilanı sayesinde korku iklimini yaratmak için ilk çıkış yapıldı. OHAL’de sokağa çıkılamaz vb. efsaneler yaratıldı. Toplumsal gösteri ve eylemler yeniden dizayn edilen polis, asker ve mahkemeler aracılığı ile zapturapt altına alındı. AKP yıllar öncesinden memurların iş güvencesinin kaldırılması yönünde zaten hazırlık yapmıştı. “Allahın lütfu” olan darbe, kamu emekçilerinin örgütlerini ve kendilerini tasfiye etmek için iyi bir olanaktı ve AKP bu olanağı elinden kaçırmayacaktı.... Tamamını Oku...

Youthquake / Gençlikdepremi

Bugün emperyalistler ve sömürülen uluslar arasındaki, kapitalistler ve yoksullaştırılmış kitleler arasındaki, ataerki ve kadın ve LGBT arasındaki, tüm ezenler ve ezilenler arasındaki çelişkiler gözlerimizin önünde giderek keskinleşirken, kâr merkezi etrafında dönen, savaşlar yüzünden harabeye dönmüş ve kirlilik yüzünden nefes alınamayan bu dünyanın varisleri olan gençlere yüzümüzü dönmeliyiz.... Tamamını Oku...